MINER ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ

MINER, daha iyi bir dünya için, bilimi esas alarak, uygun fiyatlı ve nitelikli araştırma ürünleri geliştirir.

PROJE: ARKEOLOJİ ANADOLU

Arkeoloji Anadolu Projesi

Sayın Ziyaretçimiz,

Miner olarak, Türkiye’de halkın yaşam kalitesini kalıcı biçimde artıracak uzun vadeli ve büyük bir vizyonla yola çıktık: Proje: Arkeoloji Anadolu.

Bizim ekonomimiz, tıpkı diğer ülkeler gibi, dövize her zaman ihtiyaç duyar. Refaha ulaşmak, hayat standardımızı yükseltmek istiyorsak, ihracatı artırmak ve döviz—özellikle Amerikan Doları—kazanmak zorundayız.

Ancak dünya ihracat pazarında çok güçlü rakipler var. Çin gibi devlerle uzun vadede rekabet etmek neredeyse imkânsız. Avrupa pazarına olan coğrafi yakınlığımız zamanla avantaj olmaktan çıkıyor. Gerçek şu ki, daha da zor günler kapıda.

Döviz ihtiyacımız, mevcut kaynaklarla karşılanamıyor. Tüketimimiz üretimimizi aşıyor. Sonuç? Dış borç. Üstelik yüksek faizli. Bu borçlar, enflasyonu tetikliyor. Enflasyon ise hepimizi yıpratıyor, hayatı pahalı ve zor hale getiriyor.

Bu döngüyü kırmanın en güçlü yollarından biri turizm. Ancak burada da uluslararası rekabet şiddetli. Tatil için gelen turist sayısı azalıyor, harcamalar düşüyor. Deniz, kum, güneş turizmi artık tek başına yeterli değil.

Ama elimizde kimsenin taklit edemeyeceği, sadece bize ait olan bir güç var: Tarihimiz.

Eşsiz geçmişimiz, kültürel zenginliğimiz, yüzlerce uygarlığa ev sahipliği yapmış bu topraklar—bize sınırsız bir döviz potansiyeli sunuyor. Dünyada arkeolojiye olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu ilgiye karşılık vermek, bize düşüyor.

Mısır’ı düşünelim. Arkeoloji turizmi orada hiç durmaz. Tüm dünya, binlerce yıldır aynı piramitleri hayranlıkla izliyor. Oysa biz, Göbeklitepe gibi insanlık tarihini değiştiren alanlara sahibiz. Anadolu, Mısır’dan çok daha zengin. Ama biz, bu zenginliği hâlâ yeterince değerlendiremiyoruz.

Deniz turizmini elbette sürdürelim. Ancak sadece onunla yetinmek bizi sınırlar. Turizm gelirimizi çeşitlendirmek, yüksek katma değerli alanlara yönelmek zorundayız. Türk Lirası’nın yaz aylarında geçici olarak baskılanması, turizmde rekabet gücü sağlamıyor—sadece günü kurtarıyor.

Oysa biz, dünyanın en büyük açık hava müzesinin üzerinde yaşıyoruz.

Ve bu müzenin büyük kısmı hâlâ keşfedilmedi. Yeraltındaki tarih hâlâ sessizce bizi bekliyor. Yeni alanlar keşfederek, bu potansiyeli gerçeğe dönüştürebiliriz.

Miner olarak biz, tarihi eserlerimize ve alanlarımıza zarar vermeden, onlara saygı duyarak, modern jeofizik cihazlarımızla yeni arkeolojik alanları tespit etmeyi mümkün kılıyoruz. Arkeologlarımız ve öğrencilerimiz için yeni iş imkanları doğuruyoruz. Hak ettikleri yaşam standardını onlara sunmanın yolunu açıyoruz.

Göbeklitepe bir başlangıçtı. Yeni alanlar keşfettikçe, turizmde yeni dönemler başlatabiliriz. Bu sayede hem insanlığa büyük bir katkı sunarız, hem de ülkemize yüksek döviz kazandırırız.

Bu fırsatı kaçırmamalıyız. Ülkemizin dört bir yanında, yasaklı ve sit alanları dışında, araştırmalar başlatmalıyız. Hep birlikte seferber olmalıyız. Bilim insanlarımızı, öğrencilerimizi, halkımızı bu büyük keşif yolculuğuna dahil etmeliyiz.

Biz bu toprakların insanları olarak, dünyaya değerli bir katkı sunabiliriz. Böylece:

  • Döviz gelirimiz artar,
  • Lira deÄŸerini korur,
  • Enflasyon azalır,
  • Geçici çözümlere ve kağıt üzerindeki rakam oyunlarına ihtiyaç kalmaz.

Çünkü refahı artık sözde değil, gerçek üretimle ve keşifle sağlama zamanı.

Evet, biz de diğer milletler gibi dövize ihtiyaç duyuyoruz. Ama biz, bu dövizi kendi tarihimizden, kendi toprağımızdan, kendi zekâmızdan ve birliğimizden kazanabiliriz.

Kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olarak, bu büyük vizyona gönül veren tüm gerçek vatanseverleri, bu hareketi birlikte büyütmeye, araştırmalar yapmaya ve Anadolu’yu dünyanın arkeoloji cennetine dönüştürmeye davet ediyoruz.

Gelin, geleceÄŸimizi hep birlikte inÅŸa edelim.

Saygılarımızla,
Arkeoloji Anadolu Ekibi
Ana Sayfaya Dön